Yiyeceklerin yanında tüketilen asitli içecekler zararlarını daha da fazla göstermektedir. Midemize inene kadar geçtiği bütün organlarda asidin etkisi ile içeriğindeki bileşenlerle birlikte zarar vermektedir. Öncelikle dişlerde başlayan kötü kalıntılar diş kırıkları, sararma, kanama olarak görülmektedir. Midedeki hidrolik asit dengesini bozarak karbonhidratlı ve kalorisi yüksek olan ürünleri yemek üzere duyuları hareket ettirmektedir. Çocuklarda hiperaktivite bozukluğuna kalp hastalıklarına şeker hastalıklarına kansere tansiyon hastalığına ve siroza neden olmaktadır. Beyindeki bağımlılık uyarılarını uyararak vücutta sürekli istem oluşturmaktadır. Kronik rahatsızlıklara yol açabilecek bütün etkileri vücutta gösterdiği için bu rahatsızlıkların altında yatan sebepleri tetiklemektedir. Özellikle küçük yaşlardaki çocuklarda dikkat eksikliği halsiz hissetme kemiklerde rahatsızlık göstermekte ve kemik gelişimini de engel olmaktadır. Diş minesini koruyan elementleri çürüterek diş köklerinin daha çabuk çürümesine de etki eden içeceklerdir. 15 küp şeker yemekle eş değerde olan asitli içecekler kullanıldıklarında diyabet riskini daha da arttırmaktadır. İçeriğindeki glikoz şurubu ve karbondioksit gazı oluşum olarak zararlı maddelerdir.asitli içecek, asitli içecekler ne kadar zararlı, asitli içecek tüketimi

İçecek Olarak Kefir Tüketebilirsiniz

Kefir doğal yapısıyla içeceklerin yerini alabilir. Evde yapılan meyve suları limonatalar şerbetler süt ayran ve en önemlisi su içilmesi tavsiye edilmektedir. Kefiri kendiniz evde yapabileceğiniz gibi hazır kutularda da satın alabilirsiniz. Yine içinde katkı maddesi bulunmayan saf kefiri tüketmek her zaman daha faydalıdır. Tadındaki ekşilikten dolayı çocukların içebilmesi için çilekli böğürtlenli gibi meyveler kullanılarak içilmesi kolaylaştırılmıştır. Bebeklerde gıda alımında dikkat edilen şekerin verilmemesi vücuda şeker bağımlılığının olmaması içindir. 3 yaşından sonra verilmeye başlanılan şeker sadece gıdaların içindeki tat olarak verilmelidir. Bu alışkanlığı çocuklarımıza küçüklükten itibaren vermeyi başarabilirsek ileride de vücutları şekerli ve gazlı içecekleri istemeyecektir. Asitli içeceklerin tüketimi küçük yaşta başlayan vücut bağımlılığı ile başlamaktadır. İlerleyen yaşlarda gençler içmek istemeseler bile altyapıda bu istem kendini gösterecektir. En çok ergenlik çağında başlayan gazlı içecek sevdası yirmili yaşlara kadar engellenemez bir şekilde hızla devam etmektedir. Vücudun kendini tanımaya başladığı bu zamanlarda bu istemleri engelleyebilirsiniz vücudunuz ve organlarını size ömür boyu sağlıkla taşıyabilir.